15 Aralık 2012 Cumartesi
14 Aralık 2012 Cuma
Antioksidan Kırmızı Lahana Salatası
Antioksidan kırmızı lahana Salatası
Bu tarifi kışın genelde uygulamaya çalışırım. Dün büyük bir kırmızı lahanayı bu şekilde hazırlamıştım. Bu gün televizyon seyrederken kanalın birinde tesadüfen bu tarifle karşılaştım. İşte benim salatam dedim. Bu salatanın antioksidan özelliğinin çok yüksek olduğunu açıkladılar. Bende sizlerle paylaşıyorum.
Malzemeler
1 adet kırmızı lahana
1adet limon
Sirke
Yeterince tuz
Zeytinyağı
Hazırlanışı
İlk olarak lahanayı alıp salata yapacağımız şekilde doğrayalım. İçine limonu, sirkeyi ve tuzunu ilave edip karıştıralım. 4-5 saat veya 1 gece bekletelim. Yiyeceğimiz zaman üzerine zeytinyağını iave edip tüketin. İsterseniz mevsimin diğer salata malzemelerini de ekleyerek tüketebilirsiniz.
AFİYET OLSUN
Malzemeler
1 adet kırmızı lahana
1adet limon
Sirke
Yeterince tuz
Zeytinyağı
Hazırlanışı
İlk olarak lahanayı alıp salata yapacağımız şekilde doğrayalım. İçine limonu, sirkeyi ve tuzunu ilave edip karıştıralım. 4-5 saat veya 1 gece bekletelim. Yiyeceğimiz zaman üzerine zeytinyağını iave edip tüketin. İsterseniz mevsimin diğer salata malzemelerini de ekleyerek tüketebilirsiniz.
AFİYET OLSUN
13 Aralık 2012 Perşembe
Kıymalı ve Patatesli Kol Böreği
MALZEMELER
5 adet yufka
200 gr kıyma
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 adet soğan
Tuz, karabiber
SOSU İÇİN
2 yumurta
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı su
HAZIRLANIŞI
Sıvıyağda soğanları pembeleşinceye kadar kavurun. Kıymayı ekleyip kıyma suyunu çekinceye kadar pişirin. Tuzunu, karabiberini ve haşlanmış patatesini katıp karıştırın. Ocağın altını kapatın. Yufkaları ikiye bölüp 10 parça elde edin.İlk olarak hazırladığınız sostan sürün sonra patatesli harçtan geniş kenarlarına koyup rulo şeklinde sarın. Gül şekli verip tepsiye yerleştirin. Diğer hamurlarada aynı işlemi uygulayıp tepsinin etrafında döndürün. Malzeme bitinceye kadar bu işleme devam edin. Kalan sosu böreğin üzerine sürün. Yarım saat dinlendirin. Kızgın fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Peynir İlk kez ne zaman yapıldı?
Peynir ilk kez ne zaman yapıldı?
Kahvaltının vazgeçilmez lezzetinin mazisi çok eski...Dünyada peynirin ilk kez 7500 yıl kadar önce yapıldığı belirlendi.Söz konusu keşif, bilim adamlarının Polonya’da bulunan en az 7500 yıllık 34 kilden yapılma eleğin ne için kullanıldığını belirlemek amacıyla elek parçaları üzerinde yaptığı kimyasal analiz sonucu ortaya çıktı.
İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’nden Richard Evershed başkanlığındaki ekibin yaptığı kimyasal analizler, kilden elek parçalarının üzerinde, aynı bölgede bulunan diğer yemek pişirme ve saklama kaplarına oranla büyük miktarda yağlı süt çökeltisi bulunduğunu ortaya koydu.
Bilim adamları bu bulgunun eleklerin ekşimiş sütteki yağ açısından zengin kesilmiş süt ile suyunu birbirinden ayırmak için kullanıldığını gösterdiğini ve bunun da basit bir peynir yapma işlemi olduğunu bildirdi.
Evershed, Nature dergisinin internet sitesinde yayımladıkları bilimsel çalışmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bunun peynir yapımıyla bağlantılı olması
oldukça ikna edici bir sav. Bu kadar çok çaba gerektiren çok sayıda mandıra işlemi yok" diye konuştu.
Çalışmayı değerlendiren, Vermont Üniversitesi Beslenme ve Gıda Bilimleri Profesörü ve "Peynir ve Kültür" adlı kitabın yazarı Paul Kindstedt de "Eleklerde bulunan yağlı süt çökeltisinin peynir dışında bir şey için kullanıldığını düşünmek mümkün değil" dedi.
Pek çok uzmanın ilk peynirin 9500 yıl kadar önce Türkiye’de yapıldığı görüşünü dile getirdiğini kaydeden Kindstedt, ancak elde buna dair somut bir kanıtın bulunmadığını sözlerine ekledi.
Buzun Yarattığı Büyüleyici manzaralar
Kışın en çok sevdiğimiz yanı lapa lapa yağan kardır. Ancak dünyanın bazı yerlerinde yağan kar ve aşırı soğuk, sanat eserleriyle yarışabilecek güzellikte manzaralara sebep olur.

1.Donmuş Gelgit Dalgaları ?
Görünüşüne bakıldığında gelgit dalgası gibi görünse de bu oluşumlar aslında hareket eden buzullar sonucunda meydana gelmektedir.
Çok nadir karşılaşılan bu doğa olayı sadece çok soğuk ülkelerde oluşabiliyor. Bilim adamlarına göre buz kıyıda değil suyun ortasına toplandığında bu manzara ortaya çıkabiliyor. Hafif akıntının bulunduğu bir nehirde böyle bir daire görülebiliyor.
1.Donmuş Gelgit Dalgaları ?
Görünüşüne bakıldığında gelgit dalgası gibi görünse de bu oluşumlar aslında hareket eden buzullar sonucunda meydana gelmektedir.
2.Zebra Buz dağları
Antarktika’da görülen bu çizgili buz dağlarını izlemesi oldukça keyiflidir. Mavi çizgiler, bir buz çatlağının içi erimiş suyla dolup hiçbir kabarcık kalmayacak şekilde aniden donduğunda oluşur. Bir buz dağı suya düşerken tuzlu su katmanı alt kısmında doğabilir. Alg açısından zengin olan bu su, yeşil çizgilere sebep olur. Kahverengi, siyah veya sarı çizgiler ise buz dağının alt kısmı deniz tarafından aşındırıldığında görülür.
Antarktika’da görülen bu çizgili buz dağlarını izlemesi oldukça keyiflidir. Mavi çizgiler, bir buz çatlağının içi erimiş suyla dolup hiçbir kabarcık kalmayacak şekilde aniden donduğunda oluşur. Bir buz dağı suya düşerken tuzlu su katmanı alt kısmında doğabilir. Alg açısından zengin olan bu su, yeşil çizgilere sebep olur. Kahverengi, siyah veya sarı çizgiler ise buz dağının alt kısmı deniz tarafından aşındırıldığında görülür.
3.Donmuş Şelaleler
Ülkemizde de sık rastladığımız bu oluşumlar hava sıcaklığının aniden düşmesiyle katman katman donan su sonucu oluşur. Dünyada binlerce donmuş şelale görülebilir.
Ülkemizde de sık rastladığımız bu oluşumlar hava sıcaklığının aniden düşmesiyle katman katman donan su sonucu oluşur. Dünyada binlerce donmuş şelale görülebilir.
4.Buz Çiçekleri
Buz çiçekleri, deniz bulunun yeni tabakalarında oluşur. Doygun buharın buz kırıklarından yukarıya çıkmasıyla meydana gelir. Soğuk havayla karşılaştığında ise donmaya ve içeriğindeki tuz kristalleşmeye başlar. Bu tür oluşumlar Antarktika gibi çok soğuk bölgelerde görülmektedir.
Buz çiçekleri, deniz bulunun yeni tabakalarında oluşur. Doygun buharın buz kırıklarından yukarıya çıkmasıyla meydana gelir. Soğuk havayla karşılaştığında ise donmaya ve içeriğindeki tuz kristalleşmeye başlar. Bu tür oluşumlar Antarktika gibi çok soğuk bölgelerde görülmektedir.
5.Buz Mağaraları
Buz mağaraları, önemli ölçüde buz katmanı içeren oluşumlardır. Bir buz mağarasının oluşabilmesi için yıl boyunca sıcaklığının 0 derece altında olması gerekir. Dünyada çok sayıda benzeri bulunan buz mağaralarından Eisriesenwelt Buz Mağaraları/ Avusturya, resimde görülmektedir.
Buz mağaraları, önemli ölçüde buz katmanı içeren oluşumlardır. Bir buz mağarasının oluşabilmesi için yıl boyunca sıcaklığının 0 derece altında olması gerekir. Dünyada çok sayıda benzeri bulunan buz mağaralarından Eisriesenwelt Buz Mağaraları/ Avusturya, resimde görülmektedir.
6.Buz Daireleri
Çok nadir karşılaşılan bu doğa olayı sadece çok soğuk ülkelerde oluşabiliyor. Bilim adamlarına göre buz kıyıda değil suyun ortasına toplandığında bu manzara ortaya çıkabiliyor. Hafif akıntının bulunduğu bir nehirde böyle bir daire görülebiliyor.
12 Aralık 2012 Çarşamba
Güzel Sözler

Şu an bu yazıyı okuyan gönlü güzel insan.Önce kendi değerini bil…
Önce kendini sev…
Sev ki sevebilesin evreni…
Unutma ki sen eşsizsin…
Doğrularınla, yanlışların la bir sen daha yok bu dünyada..
Mutlu olmayı hak ettiğini bilirsen mutlu edebilirsin çevrendekileri de sen gülümsersen gülümser karşındaki de, umut
edersen eğer umut vaat edersin diğerleri için de…
Bak yarın da doğacak güneş…
Yarın da yıldızlar başını yukarı kaldırmak kadar yakınında…
“her şey güzel olacak” de ve önce sen inan buna…
Güzel şeylerin hayalini kurmaktan vazgeçme hiç…
Bakarsın bir gün gerçek olur herkesin hayalleri…
bakarsın en sevdiğin masalın içinde bulursun kendini hiç ummadığın bir anda…
Yeter ki iste “Neden olmasın” de ve kocaman gülümse,
Özümse kendini, kabullen...
Seni sen olduğun için seven ne kadar çok insan var bir bilsen
Önce kendini sev…
Sev ki sevebilesin evreni…
Unutma ki sen eşsizsin…
Doğrularınla, yanlışların la bir sen daha yok bu dünyada..
Mutlu olmayı hak ettiğini bilirsen mutlu edebilirsin çevrendekileri de sen gülümsersen gülümser karşındaki de, umut
edersen eğer umut vaat edersin diğerleri için de…
Bak yarın da doğacak güneş…
Yarın da yıldızlar başını yukarı kaldırmak kadar yakınında…
“her şey güzel olacak” de ve önce sen inan buna…
Güzel şeylerin hayalini kurmaktan vazgeçme hiç…
Bakarsın bir gün gerçek olur herkesin hayalleri…
bakarsın en sevdiğin masalın içinde bulursun kendini hiç ummadığın bir anda…
Yeter ki iste “Neden olmasın” de ve kocaman gülümse,
Özümse kendini, kabullen...
Seni sen olduğun için seven ne kadar çok insan var bir bilsen
Patates Köftesi
Malzemeleri :
- 3 adet orta boy patates
- 1 adet yumurta
- 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
- Yarım çay bardağı un
- Tuz, karabiber
- İsteğe göre 8–10 sap maydanoz
- 1 su bardağı galeta unu
- Kızartmak için : sıvıyağ
- 3 adet orta boy patates
- 1 adet yumurta
- 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
- Yarım çay bardağı un
- Tuz, karabiber
- İsteğe göre 8–10 sap maydanoz
- 1 su bardağı galeta unu
- Kızartmak için : sıvıyağ
Yapılışı :
1- Patatesleri haşlayın,süzün,soğutun,soğuyan patatesleri rendeleyin.
2- Rendelediğiniz patateslerin içine kaşar peynirini,unu, yumurtayı, (isteğe göre kıyılmış maydanozu) tuzu ve karabiberi ekleyerek iyice karıştırın ve hazırladığınız karışımı buzdolabında 1-2 saat dinlendirin.
3- Galeta ununu geniş bir tabağa yayın ve hamurdan 3 parmağınız genişliğinde parçalar kopartıp avuç içinizde köfte şekli vererek galeta ununa bulayın.
1- Patatesleri haşlayın,süzün,soğutun,soğuyan patatesleri rendeleyin.
2- Rendelediğiniz patateslerin içine kaşar peynirini,unu, yumurtayı, (isteğe göre kıyılmış maydanozu) tuzu ve karabiberi ekleyerek iyice karıştırın ve hazırladığınız karışımı buzdolabında 1-2 saat dinlendirin.
3- Galeta ununu geniş bir tabağa yayın ve hamurdan 3 parmağınız genişliğinde parçalar kopartıp avuç içinizde köfte şekli vererek galeta ununa bulayın.
4-Teflon tavaya yağı koyun kızdırın, hazırladığınız köfteleri pembeleşinceye kadar kızartın. Sıcak veya ılık olarak servis yapın.
Yanlış Güzellik Mitleri

Hepimiz cilt bakımı konusunda uzmanız ve söyleyecek çok fikrimiz var. İşte böyle düşündüğümüz sürece hataya düşmemize sebep olacak güzellik mitleri:
Hemoroit kremi göz şişliğini dindirir. Tam tersi göz etrafında Preparation H kullanımı kuru ve kızarık cilde sebep olur. Kendi kullanım alanında hüküm sürmeye devam etmesi en iyisi.
Cilt gözenekleri açılır ve kapanır. Gözenek bir kapı ya da pencere değildir- açılıp kapanmazlar. Ama ölü bir cilt gibi bir şey gözeneği tıkarsa, genişleme yaratabilir. Bu yüzden de cilt temizliği ve ölü derilerden arınmak çok önemlidir.
Salatalık göz şişkinliklerine iyi gelir. Salatalığın kendisi şişkinliği dindirmez. Ama salatalıklar dolapta olmadıkları zamanlarda da uzun süre serinliklerini muhafaza edebilen sebzelerdir ve işte o soğukluk şişliklere iyi gelen esas nedendir; gözlerimizin etrafındaki damarların daralmasına sebep olur.
Sabun cilt için kötüdür. Sabunlar kül suyu ve hayvan yağı içerirken bu mit doğruydu. Ama bugün sabunlar daha az sert ve içlerinde nemlendiriciler de var.
Her gece yüzünüze vazelin sürmek kırışıklıkları önler. Petrol kırışıklıkların daha az görünmesine sebep olabilir ama yaşlanmayı önleyemez.
Alkolsüz daha iyidir. Her alkol kurumaya sebep olmaz. Yağlı alkoller de vardır ve yağlı yumuşatıcı demektir ve yumuşatıcı da daha yumuşak bir cilt
close
Ispanaklı Gül Böreği
MALZEMELER
Ispanağı yıkayıp ayıklayın ve yaprak kısımlarını bıçak ile iri iri parçalar halinde kıyın yada yaprakları elinizle parçalara ayırın. Soğanı yemeklik doğrayıp tencerede 1,5 kaşık zeytinyağı ile biraz kavurun. Daha sonra salçayı ekleyin. Bir süre daha kavurun. Üzerine ıspanakları ilave edin. Tuzunu ve baharatlarını da ekleyip ocağın altını kısın ve tencerenin kapağını kapatın. Ispanakların rengi değişene ve hacmi küçülene kadar bekleyin. Daha sonra karıştırın. Ispanaklar suyunu çekene kadar pişirin ve soğumaya bırakın. Yufkalara sürmek için 1 yumurta sarısını ayırıp kalan yumurtaları çırpın, içerisine zeytinyağı, süt ve çok az da tuz ekleyerek karıştırın. Yufkanın 1 tanesini tezgaha yayın. Üzerine 4-5 yemek kaşığı sütlü karışımdan döküp fırça ile yufkanın her tarafına yayın. Daha sonra yufkayı 4 e bölün. Her parçanın geniş kısmına ıspanaklı harcı çizgi şeklinde yayarak koyun. Sonra her parçayı rulo yapar gibi sarın. Daha sonra da bir uçtan başlayarak her parçayı kendi etrafında sararak gül şekli elde edin. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirin. Tüm yufkalar için aynı işlemi tekrarlayın. Artan sütlü karışım varsa 2 yemek kaşığı kadarını ayırdığınız yumurta sarısı ile karıştırıp böreklerin üzerine sürün. Önceden ısınmış 190 derece fırında pişirin.
Afiyet olsun...
- 1 kilo ıspanak
- 6 adet yufka
- 1 adet kuru soğan
- 1 yemek kaşığı salça
- 2-2,5 su bardağı süt
- 3 adet yumurta
- 1/2 su bardağı zeytinyağı
- tuz, karabiber,kırmızıbiber
Ispanağı yıkayıp ayıklayın ve yaprak kısımlarını bıçak ile iri iri parçalar halinde kıyın yada yaprakları elinizle parçalara ayırın. Soğanı yemeklik doğrayıp tencerede 1,5 kaşık zeytinyağı ile biraz kavurun. Daha sonra salçayı ekleyin. Bir süre daha kavurun. Üzerine ıspanakları ilave edin. Tuzunu ve baharatlarını da ekleyip ocağın altını kısın ve tencerenin kapağını kapatın. Ispanakların rengi değişene ve hacmi küçülene kadar bekleyin. Daha sonra karıştırın. Ispanaklar suyunu çekene kadar pişirin ve soğumaya bırakın. Yufkalara sürmek için 1 yumurta sarısını ayırıp kalan yumurtaları çırpın, içerisine zeytinyağı, süt ve çok az da tuz ekleyerek karıştırın. Yufkanın 1 tanesini tezgaha yayın. Üzerine 4-5 yemek kaşığı sütlü karışımdan döküp fırça ile yufkanın her tarafına yayın. Daha sonra yufkayı 4 e bölün. Her parçanın geniş kısmına ıspanaklı harcı çizgi şeklinde yayarak koyun. Sonra her parçayı rulo yapar gibi sarın. Daha sonra da bir uçtan başlayarak her parçayı kendi etrafında sararak gül şekli elde edin. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirin. Tüm yufkalar için aynı işlemi tekrarlayın. Artan sütlü karışım varsa 2 yemek kaşığı kadarını ayırdığınız yumurta sarısı ile karıştırıp böreklerin üzerine sürün. Önceden ısınmış 190 derece fırında pişirin.
Afiyet olsun...
Yoğurtlu Patates Salatası
•3-4 adet orta boy patates
•1-2 tutam maydanoz
•2-3 tutam dereotu
•3 adet orta boy salatalık •
5-6 yemek kaşığı dolusu yoğurt
•3 yemek kaşığı mayonez
Tuz
•Üzeri İçin
•Dereotu
Hazırlanışı
Patateslerin kabuklarını soyup, güzelce yıkayın. Derin bir tencereye koyup, üzerine su ekleyerek, haşlayın.Patatesleri haşladıktan sonra soğumaya bırakın. Daha sonra karıştırma kabına haşlanmış patatesleri ve salatalıklarıkabukları ile birlikte küp şeklinde doğrayın . Üzerine ince ince kıyılmış maydanozu ve dereotunu ilave edin. Sonolarak tuzu, yoğurdu ve mayonezi ekleyip, iyice karıştırın. Hazırladığınız patates salatasını buzdolabına koyup, 1 saatkadar dinlendirin. Daha sonra servis tabağına alıp, üzerini dereotu ile süsleyerek, servis edebilirsiniz. Afiyet olsun
•1-2 tutam maydanoz
•2-3 tutam dereotu
•3 adet orta boy salatalık •
5-6 yemek kaşığı dolusu yoğurt
•3 yemek kaşığı mayonez
Tuz
•Üzeri İçin
•Dereotu
Hazırlanışı
Patateslerin kabuklarını soyup, güzelce yıkayın. Derin bir tencereye koyup, üzerine su ekleyerek, haşlayın.Patatesleri haşladıktan sonra soğumaya bırakın. Daha sonra karıştırma kabına haşlanmış patatesleri ve salatalıklarıkabukları ile birlikte küp şeklinde doğrayın . Üzerine ince ince kıyılmış maydanozu ve dereotunu ilave edin. Sonolarak tuzu, yoğurdu ve mayonezi ekleyip, iyice karıştırın. Hazırladığınız patates salatasını buzdolabına koyup, 1 saatkadar dinlendirin. Daha sonra servis tabağına alıp, üzerini dereotu ile süsleyerek, servis edebilirsiniz. Afiyet olsun
11 Aralık 2012 Salı
Peynirli Biber Turşusu
Marketlerde gezerken dikkatimi çeken, içi peynirli biber çok güzel görünüyordu. Bir miktar alıp tadına baktık. Daha sonra ben bunu yapabilirim diye düşünüp denemeye karar verdim. Bu tarifide sizlerle paylaşmak istedim.
MALZEMELER
İlk olarak köy pazarı yada yerli ürün satan bir yerden biberleri alırsak iyi olur.Aldığımız biberleri güzelce yıkayıp, sonra içini temizleyip süzülmesi için bekletelim . Lor peynirimizin tuzu normal yenecek şekilde olmalıdır.Süzdürdüğümüz biberleri alıp üzerine biraz tuz döküp harmanlayalım.Sonra biberlerin içine peyniri sıkı sıkı dolduralım , kavanoza yerleştirelim üzerine çıkana kadar zeytinyağla dolduralım. Serin bir yerde iki hafta kadar bekletelim. Biberlerin rengi değişmişse olmuş demektir. Afiyetle tüketebilirsiniz.
MALZEMELER
- 1 kg biber
- (Biberler küçük koyu yeşil olanlarından,isteyen bu biberlerin acı olanını da kullanabilir.)
- Lor peyniri veya peynir
- Zeytinyağ
10 Aralık 2012 Pazartesi
Fırında Patates
• 6 adet büyük patates
• 2-3 diş sarımsak
• 2 tatlı kaşığı zeytinyağı
• 30 gr tereyağı
• Deniz tuzu
• Taze çekilmiş karabiber
HAZIRLANIŞI
Fırını 220 dereceye ayarlayın. Patatesleri güzelce yıkayın. Patateslerin altından düzce keserseniz tepside daha iyi durur
ve yuvarlanmaz.Patatesleri kesme tahtasına alıp,başından sonuna kadar dilimler gibi ama tam kesmeden yol yol kesin.
(4milimetre). Yağlı kağıt serili bir tepsiye patatesleri düzenli dizin. Sarımsakları rendeleyip tereyağı ve zeytinyağı ile
karıştırın. Patates dilimlerinin aralarına sürün. Karabiber ve tuz serpip 40 dakika pişirin. Patateslerin dışı gevrek içi
yumuşak olacak. Arzu ederseniz üzerine kaşarda rendeleyebilirsiniz. Afiyet olsun… ...
Kolay Fırın Makarna
FIRINDA KOLAY MAKARNA
Herkesin severek yediği makarnayı, ufak dokunuşlarla şık bir akşam yemeğine dönüştürün. Hazırlanışı yine çok pratik.
Malzemeler (6 kişilik):
2 yemek kaşığı (70 gr) Teremyağ
1/2 paket fırın makarna
3 su bardağı su
2,5 su bardağı süt
4 adet yumurta
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Tuz, karabiber
Kabı yağlamak için: 1 yemek kaşığı (35 gr)Teremyağ
Hazırlanışı:
Önce Teremyağ’ı tavada eritin ve derin bir kaba alın. İçine süt, yumurta, karabiber ve tuz katıp çırpın. Makarnayı, içine
tuzu eklenmiş 3 su bardağı suda haşlayın ve süzün. Peynirden 2 çorba kaşığı ayırın ve kalanını sütlü karışıma ilave edin.
Fırın kabını Teremyağ ile yağlayın ve önce makarnayı koyun. Üzerine sütlü karışımı boşaltın ve üzerine ayırdığınız 2
çorba kaşığı peyniri serpin. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede 35-40 dakika pişirin.
9 Aralık 2012 Pazar
8 Aralık 2012 Cumartesi
Zeytinli Ekmek

Ekmeği evde yapmanın keyfi bir başka oluyor. Mutfağınıza yayılan Teremyağ ve zeytin kokusu ile çocuklarınızın iştahı açılır.
Malzemeler
4 kişilik
2 yemek kaşığı (70 gr) Teremyağ
4 su bardağı un
2 su bardağı su
1 su bardağı çekirdeği çıkartılmış siyah zeytin
1 adet yumurta beyazı
1 yemek kaşığı yoğurt
1 paket kuru maya
1,5 çay kaşığı şeker
1 çay kaşığı tuz
Hazırlanışı
Tüm malzemeleri bir karıştırma kabında yoğurun. Strech film ile kabın üzerini sıkıca kapatıp, ılık bir yerde hamur 2 katı
kabarana kadar dinlendirin. Yeteri kadar kabardıktan sonra büyük bir yuvarlak haline getirip üzerine yumurta beyazı ve
yoğurt sürün. 200 derece fanlı fırında üzeri kızarana kadar pişirin, soğuyunca servis yapabilirsiniz.
Kadayıflı Muhallebi

MALZEMELER
Kreması için:
•5 su bardağı süt
1 su bardağı şeker
•3 çorba kaşığı nişasta
•3 çorba kaşığı un
•Arzuya göre vanilya sekeri
•1 paket krem şanti (burada kaymak diye geçiyor sulu bir karışım)
Kadayıflı katı için:
•250 gram hazır pişmiş kadayıf (bu kadayıf kavrulmuş oluyor normalde sadece üzerine şerbet döküp yediğin kadayıf
olacak) •2 kaşık tereyağ •yarım su bardağı şeker •yarım su bardağı ceviz (iri çekilmiş olacak) Yapılışı Krema için
krem ianti hariç hepsini bir tencereye döküp muhallebi kıvamına gelene kadar kısık ateşte karıştırarak pişirin.
Piştikten sonra içine krem şantiyi döküp mikserle iyice çırpıp, soğumaya bir kenara bırakın. Bir kabın içine
kadayıfları elinizle iyice kırın ve küçük küçük parçalar haline getirin. Sonra bir tavaya tereyağı eritip üzerine iri kıyılmış
cevizleri de koyup pembeleşinceye kadar iyice kavurun. Ocağın altını kapatıp üzerine şekeri döküp iyice karıştırın.
Sonra büyük dikdörtgen borcamı alıp altına kadayıflı karışımın yarısını dökün. Sonra muhallebinin tümünü güzelce
yayın ve bunun üzerinede kadayıflı karışımın öbür yarısını yayın. Soğumaya buzdolabına saklayın ve afiyetle yiyin.
Cocostar Kek
MALZEMELER:
4 yumurta
1 su bardağı şeker
2 yemek kaşığı kakao
1 su bardağı yoğurt veya süt
Yarım su bardağı sıvıyağ
2 su bardağı un
2 paket kabartma tozu
Yarım limon suyu
Kek fırından çıkınca ıslatmak için: 1 çay bardağı süt
KREMASI İÇİN:
Yarım litre süt
6 çorba kaşığı irmik
1 çay bardağı şeker
2 su bardağı hindistan cevizi
2 yemek kaşığı tereyağ (60-70 g kadar)
ÜZERİ İÇİN :
1 paket bitter çikolata (80 gr)
2 yemek kaşığı çokokrem
YAPILIŞI:
Öncelikle yumurta ve şeker 5 dakika çırpılır. Yoğurt,kakao ve yağ eklenip çırpılır un,kabartma tozu (üzerine yarım
limon suyu sıkılır) konur ve karıştırılır. Yağlanmış orta boy dikdörtgen borcama dökülüp 170 derecede pişirilir.Fırından
çıkınca üzerine soğuk süt kaşık kaşık gezdirilir. Kek pişerken süt ve irmik ocağa konarak kaynayıncaya kadar
karıştırılarak pişirilir kaynayınca şeker konur 1-2 dakika kaynatılıp ocaktan alınır.Tereyağ ve hindistan cevizi eklenir yağ
eriyene kadar karıştırılır. Kek ılıyınca üzerine krema düzgünce yerleştirilir (kıvamı biraz koyu oluyor kekin üzerine kaşık
kaşık paylaştırıp düzeltin) Çikolatayı ve çokokrem beraber benmari usulu eritip kremanın üzerine yayın ve biraz
soğuyunca çatalla şekil yapın dolapta bir süre dinlendirip servis yapın (1 gece bekletirseniz dahada güzel olur)
NOT: Arzu edenler 1 paket Bitter çikolata sosu kullanabilirler.Yalnız paketin üzerinde yazan sütten yarım bardak eksik kullanın.
TİRAMİSU

•1.5 paket kedi dili bisküvi
•1 fincan toz şeker
•2 çay bardağı neskafe ya da türk kahvesi (isteğe bağlı)
•2 adet yumurta
•200 gr labne peyniri
•300 gram krem şanti
Süslemek için
•kakao
Yapılışı:
Yumurtalarla şekeri yoğun kıvama getirene kadar mikser ile çırpın. Kahveyi 1 su bardağı sıcak
suda eritin. Yoğun kıvama getirdiğimiz yumurtalı şekere labne peyniri ekleyerek karıştırmaya devam
edin. Krem şantiyi de ekleyerek 10-15 dakika daha karıştırın. Ardından karışımı buzdolabına koyun
ve 1 saat bekletin. Kedi dili bisküvilerin yarısını kahveye tek tek bandırıp kabınıza tek sıra halinde
yerleştirin. Krema karışımının yarısını kahveye bandırılmış ve kaba dizilmiş bisküvilerin üzerine
yayın. Kalan bisküvileri de kahveye tek tek batırıp ıslatarak kremanın üzerine dizin. Kalan kremayı
da en üste dökün. En üstteki krem şanti karışımını düzleştirin. Yaklaşık 2 saat buzdolabında
bekletin. Dolaptan çıkardıktan sonra üzerine kakao serpin
Tahinin Faydaları

Havaların soğuduğu ve kışın gerçek anlamda hissedildiği şu günlerde tahin gibi enerji veren ve vücudu koruyan
yiyecekler ön plana çıkıyor. Tahin, vitamin, mineral ve antioksidan açısından çok zengindir. A, B ve E vitaminlerinden bol
miktarda içerir. Kalsiyum ve özellikle demir açısından zengindir. En bilinen ekürisi pekmezin yanı sıra bal ile karıştırılarak
da tüketilebilir. Tahin bağışıklık sistemini güçlendiren bir yiyecektir. Bazı ilaçların yarattığı toksinlere karşı da koruma
sağladığı bilinmektedir. Tahini tatlılarda kullanabilir, enfes tarifler elde edebilirsiniz.
6 Aralık 2012 Perşembe
3 Aralık 2012 Pazartesi
Hangi Ayda Hangi Balık Yenir?
Sonbaharın tadı bir başka oluyor. Özellikle yazlık açık mekanlardan kışlık kapalı mekanlara geçip, biraz Türk usulü, hafif dumanaltı balıkçılarda tava veya ızgara balık yemek veya balıkçılardan alınmış taze balıkları evde hazırlayıp, eş dost bir arada ziyafet çekmek. Bütün bunlar uzun kış akşamlarının değişmez keyifleri.
Dört mevsim güzel balık bulmak mümkün ancak genel hatlarıyla da olsa hangi balığın hangi mevsimde yeneceğinin bilmenizi tavsiye ederim.
Eğer düzenli gittiğiniz ve güvendiğiniz bir balıkçınız varsa, o da mutlaka bu konuda sizi bilgilendirecektir. Balık alma işine yeni yeni başlıyorsanız, o zaman sizin için hazırladığım bu kullanım klavuzunu da kullanabilirsiniz.
BALIK ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanmaya başlar ve daha sonra içeri çöker.
Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Halbuki bayatlamış balıklarda bu iz kalır. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler.
Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir. Ancak bazı balıkçıların solungaçları kırmızı mürekkep ile boyadıklarını belirtmek lazım. Solungaçlardan aşağı doğru akan kırmızı sıvıyı çok kişi kan zannedersede aslında bu mürekkeptir. Böyle bir aldatmacaya başvuran tezgahtan kesinlikle balık alınmamalıdır.
Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar. Pullu balıkların pulları tazeyken vücuda sıkıca yapışıktır. Elimizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir.
HANGİ BALIK HANGİ MEVSİM YENİR
Her balığı her mevsim bulamadığınız gibi, hepsinin tutulma mevsimi ve lezzetli oldukları zamanlar farklıdır. İşte aylara göre balığı ne zaman bulabileceğinizin kısa bir listesi.
OCAK
Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Çinekop, kofana ve mezgit ise pazarlarda kolayca bulunur. Tekir ve kırlangıç; bolca avlanır. Barbunya, kılıç ve mercan az tutulur.
ŞUBAT
Şubatta başlayan kalkan mevsimi, mayıs ayı sonuna kadar devam eder. Tekir bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut ise yağını kaybetmeye başlar. Gürnüşbalığı ve kefal lezzetle yenir.
MART
Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru çiroz olmaya yüz tutmuştur; tavası ve pilakisi yapılabilir. Gürnüşbalığı fazlaca çıkmaya başlar. Lüfer ve palamut yağını kaybettiğinden, sadece tava ve pilaki yapılmaya elverişlidir. Kofananın ise ızgarası olur. Tekir lezzetlidir.
NİSAN
Kalkanın en bol zamanıdır. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya baslar. Bu nedenle diğer aylara göre daha ucuzdurlar. Ancak kılıç çok lezzetli değildir. Gürnüşbalığı, kefal, mezgit, tekir ve barbunya çok tutulur. Eşkina bu ayda görülür.
MAYIS
Levrek, barbunya, dil balığı, tekir, kılıç ve iskorpit zevkle yenir. Fazlaca çıktığından her gün pazarlarda bulmak mümkündür. Uskumru, torik, palamut, hamsi ve istavrit yağlarını kaybetmişlerdir. Kefal ise lezzetlidir.
HAZİRAN
Haziranda balık az tutulur. Dip balıkları, yumurtalarını dökmüş olduklarından dağınık gezerler. Bu nedenle balıkçılık açısından verimsiz bir aydır. Tekir, barbunya, mercan, levrek ve eşkina bulunur; ama pahalıdırlar.
TEMMUZ
Mevsimi başlayan sardalya, ekim ortasına kadar lezzetini sürdürür, istavrit ile uskumru kızartmaya ve haşlamaya elverişlidir. Tekir ve barbunya lezzetli, kefal ise lezzetsizdir.
AĞUSTOS
Çingene palarnutu mevsimi açılır. Boyu uskumru kadar ya da biraz daha iridir. Sardalyanın en lezzetli zamanıdır. Ağustos ayında kılıcın tadına doyum olmaz, izmarit lezzetini bulmuştur. Kefal tavsiye edilmez.
EYLÜL
Sardalya ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir, her türlü pişirmeye elverişlidir. Lüfer bu dönem pahalıdır, istavrit ve kırlangıç bolca çıkar.
EKİM
Geçici balıkların, yazın Karadeniz'de beslenip, Marmara'ya göçe başladıkları dönemdir. Bu nedenle bol miktarda balık çıkar. Uskumru turfanda olarak kendini gösterir. Lüfer tam lezzetini kazanmıştır, istavrit yağlanmıştır. Palamut bolca çıkar. Tekir, barbunya, kılıç, levrek, mercan, sardunya, eşkina, torik, izmarit gibi balıkları ucuz almak mümkündür.
KASIM
Uskumrunun en iyi zamanıdır. Torik akışı başlamıştır. Pisinin en lezzetli olduğu aydır. Ekim ayında bol bulunan ve'lezzetii olan balıklar kasım ayında da vardır.
ARALIK
Uskumru, lüfer, palamut ve torik yağlı olduklarından her türlü pişirilebilirler. Hamsi lezzetlidir. Tekir bol bulunur.
Dört mevsim güzel balık bulmak mümkün ancak genel hatlarıyla da olsa hangi balığın hangi mevsimde yeneceğinin bilmenizi tavsiye ederim.
Eğer düzenli gittiğiniz ve güvendiğiniz bir balıkçınız varsa, o da mutlaka bu konuda sizi bilgilendirecektir. Balık alma işine yeni yeni başlıyorsanız, o zaman sizin için hazırladığım bu kullanım klavuzunu da kullanabilirsiniz.
BALIK ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanmaya başlar ve daha sonra içeri çöker.
Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Halbuki bayatlamış balıklarda bu iz kalır. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler.
Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir. Ancak bazı balıkçıların solungaçları kırmızı mürekkep ile boyadıklarını belirtmek lazım. Solungaçlardan aşağı doğru akan kırmızı sıvıyı çok kişi kan zannedersede aslında bu mürekkeptir. Böyle bir aldatmacaya başvuran tezgahtan kesinlikle balık alınmamalıdır.
Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar. Pullu balıkların pulları tazeyken vücuda sıkıca yapışıktır. Elimizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir.
HANGİ BALIK HANGİ MEVSİM YENİR
Her balığı her mevsim bulamadığınız gibi, hepsinin tutulma mevsimi ve lezzetli oldukları zamanlar farklıdır. İşte aylara göre balığı ne zaman bulabileceğinizin kısa bir listesi.
OCAK
Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Çinekop, kofana ve mezgit ise pazarlarda kolayca bulunur. Tekir ve kırlangıç; bolca avlanır. Barbunya, kılıç ve mercan az tutulur.
ŞUBAT
Şubatta başlayan kalkan mevsimi, mayıs ayı sonuna kadar devam eder. Tekir bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut ise yağını kaybetmeye başlar. Gürnüşbalığı ve kefal lezzetle yenir.
MART
Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru çiroz olmaya yüz tutmuştur; tavası ve pilakisi yapılabilir. Gürnüşbalığı fazlaca çıkmaya başlar. Lüfer ve palamut yağını kaybettiğinden, sadece tava ve pilaki yapılmaya elverişlidir. Kofananın ise ızgarası olur. Tekir lezzetlidir.
NİSAN
Kalkanın en bol zamanıdır. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya baslar. Bu nedenle diğer aylara göre daha ucuzdurlar. Ancak kılıç çok lezzetli değildir. Gürnüşbalığı, kefal, mezgit, tekir ve barbunya çok tutulur. Eşkina bu ayda görülür.
MAYIS
Levrek, barbunya, dil balığı, tekir, kılıç ve iskorpit zevkle yenir. Fazlaca çıktığından her gün pazarlarda bulmak mümkündür. Uskumru, torik, palamut, hamsi ve istavrit yağlarını kaybetmişlerdir. Kefal ise lezzetlidir.
HAZİRAN
Haziranda balık az tutulur. Dip balıkları, yumurtalarını dökmüş olduklarından dağınık gezerler. Bu nedenle balıkçılık açısından verimsiz bir aydır. Tekir, barbunya, mercan, levrek ve eşkina bulunur; ama pahalıdırlar.
TEMMUZ
Mevsimi başlayan sardalya, ekim ortasına kadar lezzetini sürdürür, istavrit ile uskumru kızartmaya ve haşlamaya elverişlidir. Tekir ve barbunya lezzetli, kefal ise lezzetsizdir.
AĞUSTOS
Çingene palarnutu mevsimi açılır. Boyu uskumru kadar ya da biraz daha iridir. Sardalyanın en lezzetli zamanıdır. Ağustos ayında kılıcın tadına doyum olmaz, izmarit lezzetini bulmuştur. Kefal tavsiye edilmez.
EYLÜL
Sardalya ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir, her türlü pişirmeye elverişlidir. Lüfer bu dönem pahalıdır, istavrit ve kırlangıç bolca çıkar.
EKİM
Geçici balıkların, yazın Karadeniz'de beslenip, Marmara'ya göçe başladıkları dönemdir. Bu nedenle bol miktarda balık çıkar. Uskumru turfanda olarak kendini gösterir. Lüfer tam lezzetini kazanmıştır, istavrit yağlanmıştır. Palamut bolca çıkar. Tekir, barbunya, kılıç, levrek, mercan, sardunya, eşkina, torik, izmarit gibi balıkları ucuz almak mümkündür.
KASIM
Uskumrunun en iyi zamanıdır. Torik akışı başlamıştır. Pisinin en lezzetli olduğu aydır. Ekim ayında bol bulunan ve'lezzetii olan balıklar kasım ayında da vardır.
ARALIK
Uskumru, lüfer, palamut ve torik yağlı olduklarından her türlü pişirilebilirler. Hamsi lezzetlidir. Tekir bol bulunur.
Üzümlü Fındıklı Mini Kekler
MALZEMELER
-2 adet yumurta
-1 su bardağı şeker
-1 su bardağı süt
-yarım çay bardağı sıvıyağ
-100 gr margarin (yumuşak)
-kuş üzümü veya kuru üzüm (istenildiği kadar)
-fındık kırığı (istenildiği kadar)
-vanilya,kabartma tozu
-2 tatlı kaşığı tarçın
1 çimdik tuz
-aldığı kadar un (yaklaşık 3 çay bardağı kadar)
-kağıt kalıplar
YAPIILIŞI
-yumurta ve şeker iyice çırpılır.yumuşak margarin eklenir ve tekrar çırpılır.
-diğer kalan malzemeler eklenir ve revani hamuru kıvamında hamur elde edene kadar un eklenir.(yaklaşık 3 çay bardağı kadar fakat siz kıvamını kontrol ederek ekleyiniz az veya çok gelebilir)
-kıvamını bulan hamurumuzu kek hamuru kağıt kalıplarına üstte 1 parmak boşluk kalacak şekilde paylaştıralım.(şekiller düzgün olsun diye silikon kalıbın içine kağıt kalıpları koyup hamuru o şekilde paylaştırdım).
-170 derece fırında kekler kabarıp renk değiştirince kürdanla kontrol edelim ve fırından çıkaralım.afiyet olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


































